MUTLU YAŞAM VARDIR

Hakkımda

Mutlu olmakbizim elimizde,beklentileri azaltıp,iddia ve hırslardan vazgeçersek,olanı olduğu gibi kabullenip,iyilerle mutlu olup,kötülerden ders çıkarmayı bilirsek..bizden mutlusu yoktur...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* POLYANNA
* ŞİİR PARKI
* PORTAKAL AĞACI
* ANTOLOJİ
* NERGİS DEMET
* MUCİZE KUTUSU
* ZARİF İNTİKAMLAR ZAMANI
* EĞİTİME DESTEK
* GMAİL
* YAHOO MAIL
* MYNET
* BİR FİNCAN DA SİZ VERİN
* SEMİH TANRIVER
* TULYHAN UGURLU
* EEYC
* İNTERNET HIZI
* YAŞ HESAPLAMA
* HEKİMCE
* ANTOLOJİ SAYFAM
* KİRAZ

Kategoriler


Arkadaşlarım


selmaelma
rehber
elki
succubuss
abhorrence
raciegi
guldeste
blogekle
sebnematay
romanyazilari
siirlersairler
calinus
cic
cibrank
petunya
hamzadeniz
sapphire
eeyc
emremmavi
polyanna
mrcarisma359
harikaikili
abucum
gahan
arksanat
dogandan

ERDAL ATABEK DİYOR Kİ:

Fethullah Hoca, bu kadar dindarligina ragmen HACI degildir.



Mekke'ye de Medine'ye de, KESİNLİKLE, giremez.



Neden mi?



Şeriat kanunlarına göre, Fethullah hoca ŞEYH statüsüne soyunduğundan

ve müritleri olduğundan, Suudi Arabistan sınırları içerisinde ele

geçirilirse, hemen katledilir.



Çünkü; İslamiyette şeriatta ve Kuran'da şeyhlere ve / veya tarikat

liderlerine yer yoktur.



Özetle, Allah ile kul arasina kimse giremez!!









BUGÜNÜN YOĞUN GÜNDEMİNDE ÖNEMİ DAHA DA ARTTI.



Uyandırın

Korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın

Takside taksiciye konuşun

Apartmanda kapıcıya konuşun

Sakallı gazete bayinize konuşun

Eve gelen gündelikçiye konuşun.



Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise neden Amerika'da yaşıyor?

Neden Mekke'de Kabe yakınlarında bir malikanede değil de Amerika'da FBI çiftliğinde.



Söyleyin bu zat değilmiydi 25 yıl o cami senin bu cami

benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?

Sorun kapıcınıza peki BANK ASYA nedir ?



Önce alıştırmanız gerekir.

Görüntüye.

Seslere.

Hareketlere.

Sessizliğe.

Çevrenizde olup bitenlere.

Yavaş yavaş alıştırırsınız.

Alışırlar.

Türbana.

Çarşafa, peçeye.

Taşyapı'ya.

Oğulların gemilerinin olmasına.

Çocukların televizyon kurmasına.

Yakınların yolsuzlukları na.

Sevgililere alınan evlere.

Çokeşliliğe.

Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.

Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.

Beyaz takkeyle gezenlere.

Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye başlar.

Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.

'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye

kuşkulanırsınız.

Sonra da uyuşursunuz.

Yavaş yavaş uyuşursunuz.

İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.

'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.

'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz

bile kaybolmuştur.

'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler

durursunuz.

Uyuşturmuşlardı r sizi.

Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.

Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra

kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.

Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.

Siz burdan dinlersiniz.

Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.

Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu

göremezsiniz.

***

Alışırsınız ve uyuşursunuz.

Geçmişe dalıp gitmişken, geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz. .

Plan da bunun için yapılmıştır.

Önce alıştırma.

Sonra uyuşturma.

Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.

Yüzünüze çok kültürlülük derler, arkanızdan bölerler.

Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.

Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.

Alışırsınız.

Uyuşursunuz.

Tehlikenin farkında mısınız?

Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...



PROF. DR. ERDAL ATABEK

Tarih: 23:18, 27/8/2009 Kategori: ALINTI
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KUŞ KADAR OLAMAYANLARA ÖRNEK OLSUN!

Bu gün çok güzel bir video izledim;
ziyaretlerine gittiğimde bana hiç rahat vermeyen,gözlüğümün kenarın konup,kirpiklerimi koparmaya çalışan,yüzüme konup dudaklarımı gagalayan,sevgili dostum Polayanna'nın muhabbet kuşu "ALİ CAN" videosunu.
Son yıllarda ATATÜRK'E dil uzatmaya cesaret eden,onu aşağılayarak pirim yapacağını zanneden zavallılara örnek olması için sizlerle paylaşmak istedim bu videoyu.
Umarım,herkes bir kes daha düşünür...

ADRES:
http://www.akilli.tv/video/287887/En-Buyuk-Turk.aspx

Tarih: 09:48, 21/12/2008 Kategori: DUYURU
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

MEDYA,BİRAZ EDEP LÜTFEN!



MEDYA,  LÜTFEN BİRAZ ÖZEN!
Dün akşam kanal D de haberler öncesi alt yazılar geçmeye başladı. Alt yazıda CHP'nin türbanlı çarşaflı yeni üyeleri ile ilgili haber, "CHP çarşafa dolaştı" cümlesiyle verildi.
Bahsetmek istediğim konu,kesinlikle "CHP" falan değil,o ayrı bir konudur.Benim dikkatimi çeken,hatta tüylerimi diken diken eden,ciddi bir haber kanalının haberlerle ilgili verdiği alt yazıda böyle bir cümleyi kullanmış olmasıdır.Bu haberleri izleyen ne kadar çok çocuk,genç vardır kimbilir,gerçek anlamını merak ederlerse ne olacak?
Bu cümleyi gerçek yaşamda,aile içinde bizler asla kullanmayız,kullanmadık da. Düşündüm,yanımda çocuklarım, ya da başka gençler ve çocuklar olsaydı ve bunun ne demek olduğunu sorsalardı ne cevap verir,onlara nasıl açıklardım acaba diye.
Dikkat çekmek için,soyunan,sağını solunu açanlardan ne farkınız kalıyor bu şekilde bir üslup kullanınca?
Bence ayıptır!
Medya biraz özenli,zarif demeyeyim belki fazla kaçar ama en azından daha kibar bir dil kullansa daha iyi olmaz mı?
Çocuklar,gençler,varsın başka yerlerden duysunlar,ama medyanın bence topluma karşı bir sorumluluğu vardır,düzgün ve edepli bir dil kullanmak zorundadır.
Bence yani,bilmiyorum başkaları ne düşünür.


Tarih: 09:40, 21/11/2008 Kategori: GUNLUK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

UYANDIRIN!!!

Bindigim her takside, girdigim her dukkanda, manavda, kasapta,
bakkalda, hastanede, kuyrukta vs. rastladigim her insanla konusuyorum.
 Bir tek AKP veya Fetos taraftarina rastlamadim.  Herkes kufur ediyor
onlara ve tabii bir de Melih'e.  Insanlar coktan uyanmis da hala
uyutmaya calisanlar var.


BUGÜNÜN YOĞUN GÜNDEMİNDE ÖNEMİ DAHA DA ARTTI.

Uyandırın

korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın
takside taksiciye konuşun
apartmanda kapıcıya konuşun
sakallı gazete bayinize konuşun
eve gelen gündelikçiye konuşun.



Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise
neden Amerika'da yaşıyor ?
neden Mekke'de Kabe yakınlarında bir malikanede değil de
Amerika'da FBI çiftliğinde.



Söyleyin bu zat değilmiydi 25 yıl o cami senin bu cami
benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?
sorun kapıcınıza peki BANK ASYA nedir ?



Önce alıştırmanız gerekir.
Görüntüye.
Seslere.
Hareketlere.
Sessizliğe.
Çevrenizde olup bitenlere.

Yavaş alıştırırsınız.
Alışırlar.
Türbana.
Çarşafa, peçeye.
Taşyapı'ya.

Oğulların gemilerinin olmasına.
Çocukların televizyon kurmasına.
Yakınların yolsuzlukları na.
Sevgililere alınan evlere.
Çokeşliliğe.

Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.
Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.
Beyaz takkeyle gezenlere.

Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye
başlar.
Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.
'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye
kuşkulanırsınız.
Sonra da uyuşursunuz.
Yavaş yavaş uyuşursunuz.
İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.
'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.
'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz<_script /><_script />
bile kaybolmuştur.
'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler
durursunuz.
Uyuşturmuşlardır sizi.
Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.
Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra
kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.
Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.
Siz burdan dinlersiniz.
Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.
Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu
göremezsiniz.
***
Alışırsınız ve uyuşursunuz.
Geçmişe dalıp gitmişken,
geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz.
Plan da bunun için yapılmıştır.
Önce alıştırma.
Sonra uyuşturma.
Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.
Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler.
Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.
Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.
Alışırsınız.
Uyuşursunuz.
Tehlikenin farkında mısınız?
Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...

PROF. DR. ERDAL ATABEK


Türkiye Atatürk'tür, Atatürk Türkiye'dir

Tarih: 10:28, 13/9/2008 Kategori: ALINTI
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

YOĞUNLUK ZAMANI

Günler hızla geçiyor.Herkes çok "yoğun"!
Kimsenin sevdiklerine,ya da sevdiğini zannedip de aslında sevmediklerine ayıracak zamanı yok.
Aslında gerçekten sevse insan mutlaka vakit bulur.Bir telefon açmak,iki satır yazmak o kadar uzun zaman alan şeler değil aslında.
Kendimizi mi kandırıyoruz,başkalarını mı bilmiyoruz.Herkesin bir yeri var,herkesin yanında,ama uzak ama yakın...
Sizin en yakınınızda yer verdiğiniz,size sonuncu sırada yer verebilir,onun öncelikli kişileri farklı olabiliriyaşamında.Ne diyebilirsiniz ki?
Ben önem vermiyorum böyle şeylere,birinin yanımda olmasından mutluluk duyuyorsam,o benim yaşamıma bir şeyler katıyorsa mesele bitmiştir.
O beni isterse hiç saymasın dostları arasında,kendisi bilir.
Tabii karşılıksız sevmelerden bahsediyorum,ya da dengesiz sevgilerden.
İnsanlar aynı olmadığına göre,sevgi ölçütleri aynı olamaz değil mi?
O halde,benim en sevdiğim gönlümün baş köşesinde oturabilir,ama ben onun neresindeyim?
Hiç önemli değil,hiiiç önemli değil...


Tarih: 14:55, 28/6/2008 Kategori: GUNLUK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->