MUTLU YAŞAM VARDIR

Hakkımda

Mutlu olmakbizim elimizde,beklentileri azaltıp,iddia ve hırslardan vazgeçersek,olanı olduğu gibi kabullenip,iyilerle mutlu olup,kötülerden ders çıkarmayı bilirsek..bizden mutlusu yoktur...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* POLYANNA
* ŞİİR PARKI
* PORTAKAL AĞACI
* ANTOLOJİ
* NERGİS DEMET
* MUCİZE KUTUSU
* ZARİF İNTİKAMLAR ZAMANI
* EĞİTİME DESTEK
* GMAİL
* YAHOO MAIL
* MYNET
* BİR FİNCAN DA SİZ VERİN
* SEMİH TANRIVER
* TULYHAN UGURLU
* EEYC
* İNTERNET HIZI
* YAŞ HESAPLAMA
* HEKİMCE
* ANTOLOJİ SAYFAM
* KİRAZ

Kategoriler

  • ALINTI
  • DUYURU
  • DUZ YAZILAR
  • felsefe
  • GUNLUK
  • GUZEL SOZLER
  • INCI DEN
  • OYKULER
  • SIIRLER

  • Arkadaşlarım


    cic
    SuCCuBuSS
    Abhorrence
    Guldeste
    siirlersairler
    sebnematay
    cibrank
    alsah
    MRCARISMA359
    sapphire
    PETUNYA
    EEYC
    POLYANNA
    blogekle
    elki
    emremmavi
    abucum
    calinus
    romanyazilari
    arksanat
    harikaikili
    gahan
    DOGANDAN
    kastamonum
    cideli
    rehber
    selmaelma
    hamzadeniz
    raciegi
    ilhankoruyucu
    me00905359237833
    AlsahIndex
    Gizemsever
    passions00
    YeniGuneTurku
    ReSANLI
    guncelyazi
    umutkuslari
    emelceorgu
    tattooscream
    alternatifblog
    eglencecafe
    sudemle3
    hamdivehusnucan
    horseracing
    philton
    YasakSokak
    teknikpcdersleri
    beyonceresimleri
    kesintisizguckaynagi
    farenjitnedir
    saclariniz
    reflu
    enpopuler
    sbullock
    siberdevlet
    fiberoptikci

    KUŞ KADAR OLAMAYANLARA ÖRNEK OLSUN!

    Bu gün çok güzel bir video izledim;
    ziyaretlerine gittiğimde bana hiç rahat vermeyen,gözlüğümün kenarın konup,kirpiklerimi koparmaya çalışan,yüzüme konup dudaklarımı gagalayan,sevgili dostum Polayanna'nın muhabbet kuşu "ALİ CAN" videosunu.
    Son yıllarda ATATÜRK'E dil uzatmaya cesaret eden,onu aşağılayarak pirim yapacağını zanneden zavallılara örnek olması için sizlerle paylaşmak istedim bu videoyu.
    Umarım,herkes bir kes daha düşünür...

    ADRES:
    http://www.akilli.tv/video/287887/En-Buyuk-Turk.aspx

    Tarih: , 21/12/2008 Kategori: DUYURU
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    MEDYA,BİRAZ EDEP LÜTFEN!



    MEDYA,  LÜTFEN BİRAZ ÖZEN!
    Dün akşam kanal D de haberler öncesi alt yazılar geçmeye başladı. Alt yazıda CHP'nin türbanlı çarşaflı yeni üyeleri ile ilgili haber, "CHP çarşafa dolaştı" cümlesiyle verildi.
    Bahsetmek istediğim konu,kesinlikle "CHP" falan değil,o ayrı bir konudur.Benim dikkatimi çeken,hatta tüylerimi diken diken eden,ciddi bir haber kanalının haberlerle ilgili verdiği alt yazıda böyle bir cümleyi kullanmış olmasıdır.Bu haberleri izleyen ne kadar çok çocuk,genç vardır kimbilir,gerçek anlamını merak ederlerse ne olacak?
    Bu cümleyi gerçek yaşamda,aile içinde bizler asla kullanmayız,kullanmadık da. Düşündüm,yanımda çocuklarım, ya da başka gençler ve çocuklar olsaydı ve bunun ne demek olduğunu sorsalardı ne cevap verir,onlara nasıl açıklardım acaba diye.
    Dikkat çekmek için,soyunan,sağını solunu açanlardan ne farkınız kalıyor bu şekilde bir üslup kullanınca?
    Bence ayıptır!
    Medya biraz özenli,zarif demeyeyim belki fazla kaçar ama en azından daha kibar bir dil kullansa daha iyi olmaz mı?
    Çocuklar,gençler,varsın başka yerlerden duysunlar,ama medyanın bence topluma karşı bir sorumluluğu vardır,düzgün ve edepli bir dil kullanmak zorundadır.
    Bence yani,bilmiyorum başkaları ne düşünür.


    Tarih: , 21/11/2008 Kategori: GUNLUK
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    UYANDIRIN!!!

    Bindigim her takside, girdigim her dukkanda, manavda, kasapta,
    bakkalda, hastanede, kuyrukta vs. rastladigim her insanla konusuyorum.
     Bir tek AKP veya Fetos taraftarina rastlamadim.  Herkes kufur ediyor
    onlara ve tabii bir de Melih'e.  Insanlar coktan uyanmis da hala
    uyutmaya calisanlar var.


    BUGÜNÜN YOĞUN GÜNDEMİNDE ÖNEMİ DAHA DA ARTTI.

    Uyandırın

    korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın
    takside taksiciye konuşun
    apartmanda kapıcıya konuşun
    sakallı gazete bayinize konuşun
    eve gelen gündelikçiye konuşun.



    Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise
    neden Amerika'da yaşıyor ?
    neden Mekke'de Kabe yakınlarında bir malikanede değil de
    Amerika'da FBI çiftliğinde.



    Söyleyin bu zat değilmiydi 25 yıl o cami senin bu cami
    benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?
    sorun kapıcınıza peki BANK ASYA nedir ?



    Önce alıştırmanız gerekir.
    Görüntüye.
    Seslere.
    Hareketlere.
    Sessizliğe.
    Çevrenizde olup bitenlere.

    Yavaş alıştırırsınız.
    Alışırlar.
    Türbana.
    Çarşafa, peçeye.
    Taşyapı'ya.

    Oğulların gemilerinin olmasına.
    Çocukların televizyon kurmasına.
    Yakınların yolsuzlukları na.
    Sevgililere alınan evlere.
    Çokeşliliğe.

    Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.
    Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.
    Beyaz takkeyle gezenlere.

    Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye
    başlar.
    Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.
    'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye
    kuşkulanırsınız.
    Sonra da uyuşursunuz.
    Yavaş yavaş uyuşursunuz.
    İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.
    'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.
    'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz<_script /><_script />
    bile kaybolmuştur.
    'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler
    durursunuz.
    Uyuşturmuşlardır sizi.
    Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.
    Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra
    kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.
    Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.
    Siz burdan dinlersiniz.
    Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.
    Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu
    göremezsiniz.
    ***
    Alışırsınız ve uyuşursunuz.
    Geçmişe dalıp gitmişken,
    geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz.
    Plan da bunun için yapılmıştır.
    Önce alıştırma.
    Sonra uyuşturma.
    Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.
    Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler.
    Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.
    Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.
    Alışırsınız.
    Uyuşursunuz.
    Tehlikenin farkında mısınız?
    Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...

    PROF. DR. ERDAL ATABEK


    Türkiye Atatürk'tür, Atatürk Türkiye'dir

    Tarih: , 13/9/2008 Kategori: ALINTI
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    YOĞUNLUK ZAMANI

    Günler hızla geçiyor.Herkes çok "yoğun"!
    Kimsenin sevdiklerine,ya da sevdiğini zannedip de aslında sevmediklerine ayıracak zamanı yok.
    Aslında gerçekten sevse insan mutlaka vakit bulur.Bir telefon açmak,iki satır yazmak o kadar uzun zaman alan şeler değil aslında.
    Kendimizi mi kandırıyoruz,başkalarını mı bilmiyoruz.Herkesin bir yeri var,herkesin yanında,ama uzak ama yakın...
    Sizin en yakınınızda yer verdiğiniz,size sonuncu sırada yer verebilir,onun öncelikli kişileri farklı olabiliriyaşamında.Ne diyebilirsiniz ki?
    Ben önem vermiyorum böyle şeylere,birinin yanımda olmasından mutluluk duyuyorsam,o benim yaşamıma bir şeyler katıyorsa mesele bitmiştir.
    O beni isterse hiç saymasın dostları arasında,kendisi bilir.
    Tabii karşılıksız sevmelerden bahsediyorum,ya da dengesiz sevgilerden.
    İnsanlar aynı olmadığına göre,sevgi ölçütleri aynı olamaz değil mi?
    O halde,benim en sevdiğim gönlümün baş köşesinde oturabilir,ama ben onun neresindeyim?
    Hiç önemli değil,hiiiç önemli değil...


    Tarih: , 28/6/2008 Kategori: GUNLUK
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    NİHAYET! AMA HALA YAVAŞ!

    Bekir COŞKUN

     bcoskun@hurriyet.com.tr

    Jeton düştü...


    FARKINDA mısınız; kimileri yeni uyandılar.

    Jeton düştü.

    Türkiye’yi tepeden tırnağa sarıp sarmalayan dincilerin gerçek yüzünü şimdi gördüler.

    Tayyip Erdoğan’ın hiç de değişmediğini, AKP’nin laikliği silip süpürmekte olduğunu, Abdullah Gül’ün aslında bizim cumhurbaşkanımız olmadığını...

    AB’den giderek uzaklaşıldığını...

    Anadolu’nun Arabistan’a döndüğünü...

    Geri vitesle ileri gidilemeyeceğini ve bu güzel ülkeye yazık olduğunu yeni gördüler.

    Tam altı yıl sonra.

    *

    Altı yıldır...

    Altı yıldır AKP’nin eteğine yapışmak için yarıştılar.

    Başbakan’ın uçağıdır, Cumhurbaşkanı’nın sofrasıdır, iktidarın kucağıdır, yer kapmak için koştular.

    Methiyeler yazıldı köşelerde.

    Manşetlerde gerçeklerin üzerini örtüp, aslı olmayan umutlar dağıttılar insanlara.

    Televizyonlarda yayın yönetmenleri olsun, program yapanlar olsun, çıkıp konuşanlar olsun, yağcılığın en utanç verici örneklerini sundular.

    *

    Ya bizler?

    Bizleri görünce yüzlerini çevirdiler, sözlerimiz-yazılarımız kayda değmezdi, itibarsızdık...

    Bizler bir yandan "etmeyin-eylemeyin" derken, öte yandan itildiğimiz köşelerde kan kustuk.

    Canımız yandı.

    Onlara hiçbir gericiliğin toplumlara yarar getirmeyeceğini, çağdışılığın er geç bir yıkıma dönüşeceğini anlatmak istedik, anlatamadık.

    Azarlandık, suçlandık...

    *

    Şimdi?

    Şimdi her şey daha net.

    Başbakan, Almanya’da "Kararlı adımlar atıyoruz, hedefe er ya da geç ulaşacağız" derken, dünya medyası "Türkiye’de laik sistemin çöktüğünü" duyuruyor insanlığa.

    İşte; en büyük vebal, altı yıldır bunu görmeyenlerin boynundadır.

    Sorma zamanıdır onlara:


    Şimdi ne yapacaksınız?..


    <%Title%>

    Tarih: , 12/2/2008 Kategori: ALINTI
    Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->